November 2010
2 posts
Çok güzel bir şarkı dinliyorum, ama adını bilmiyorum. Kafamda adımları geriye doğru akan insanlar var. Onları da tanımıyorum. Dünya çok yavaş kalıyor. “Gerçekliğine inandığın şeyleri sakın sorgulama. Muhtemelen orada değiller.” derken olmayan bir silindirin altından sürünerek geçiyorsun. Kikirdiyorum. Bu dünya için çok hızlısın. Ve çok büyük bir ironi bu. Bana mı söylüyorsun?...
Ben aramaktan sıkılmıştım, o da belki hiç aradığım taraflarda bulunmamıştı. Bir kereliğine hiç olmamışı canlandırmaya başlıyorum. Sanıyorum ki yakınlarda bana benzeyen bir şeyler var. Bana neden bu kadar öykündüğünü soruyorum. Ezan sesiyle irkiliyor. Ben yanlışı ararken, adımlarım felaketimiz oluyor. Kalkıp dikkatsiz ve ihmalsizce, bu evi başımıza yıkıyorum. Yoksa sen de mi, yanlış olan tek bir...